LEZZETTİN DURAĞI KARADENİZ

Ey bahtı da yüreği gibi Karadeniz
Sevdası söz de kalır,
Şifasını kendi arar, kendi verir...

Hülya Civelek*


Büyük ve karmaşık bir metropolde yaşadığınızda bir süre sonra yeşile hasret kalmamanız mümkün değildir. Karadeniz’de lezzet yolculuğuna çıkmak demek, sizler için köyler, sahil kasabaları, meyve bahçeleri, çiçek tarlaları derken, küçük hızlı akan dereleri, doyumsuz güzellikteki tepelerin üzerinden uzun uzun seyredeceğiniz bir doğa harikasında yöresel tatların lezzetine varmak, bilinmeyen yerlerin bilinmeyen tatlarını keşfetmek anlamına gelecektir. Yeme- içme kültürlerini yerinde yaşayarak, tadına varıp, pişiren ve bu kültürleri gelecek kuşaklara aktarmaya çalışan bir yazar olarak benim gözlerim yavaş yavaş yeşile alışır. Gerek tarih, gerekse doğal güzelliklerin iç içe geçtiği taş döşeli köy sokaklarından geçerken, geçmişi geleceğe taşıyan evlerde pişen lezzet duraklarında konaklarım. Herhangi bir sokakta, oymalı tahta kapısında sallanan paslı bir kapı tokmağını çalar, yöre lezzetinin tadına varıp, üzerine demi yeni açılmış bir Karadeniz çayını yudumlarım.
Ankara web tasarımı: filBilişim