

Karadeniz için yemek saati
Dergimizin bu sayısında bizi biz yapan bir değerimizi daha kapak konumuz olarak işledik. Yani bölgemizin yemek kültürünü. Bölgemizin doğası, insanı gibi yemekleri de bize özeldir. Mısır ekmeğinden muhlamasına, çarhalasından siloruna, hamsisinden laz böreğine ayrı bir lezzet şölenidir bizim yemeklerimiz. Her biri damaklarda yıllar geçse de unutamayacağınız ayrı bir tat bırakır. Zorlu doğa şartlarının, hırçın yaşamın ürünleridir bu yemekler. Haftanın her günü yirmi dört saat çalışmayı kendine görev edinmiş Karadeniz insanı bu şartlara dayanmak için hem besleyici hem kuvvet verici bir menü oluşturmuştur kendisine adeta. Doğanın kendisine sunduğu tüm nimetleri kullanır. Bunları birer lezzete dönüştürür. Tarladan mısırını, denizden hamsisini, bahçeden karalahanasını eksik etmez mutfağında. Bu yemeklerin birçoğu çabuk hazırlanan türdendir. Eh ne de olsa Karadeniz kadının çok vakti yoktur mutfakta oyalanmak için işler onu beklemektedir. Ama yine de bu kısacık sürede tadına doyulmaz yemekler sunar ailesine, misafirlerine. Düğün, cenaze ve bayramlarda ise yemekler ayrı bir önem kazanır. Bu özel günlerde Karadeniz yemeklerinin çeşitleri de artar.
Dergimizin sayfalarında kadınlarımızın kıt malzemelerle dahi, ne çeşitlilikte yemekler geliştirdiğini göreceksiniz. Her ilimizin hatta bu iller içerisinde her bölgenin kendine özel yemek kültürü olduğu bölgemizin bu kültürlerinden bir kısmını tanıyacaksınız. Dileğimiz bu bize özel tatların nesilden nesile geçerek, uzun yıllar yaşaması, çocuklarımızın çocuklarının da bu yemeklerle tanışması…
Hepinize yemeklerimiz tadında lezzetli günler dileğiyle...
Karadenizli günler...